kilo-sorunu-2

KİLO SORUNLARI VE PSİKOLOJİK DUYGUSAL DURUM

Kilo ve beden imajı sorunları olan insanlara genel bir bakış attığımızda, bu tip insanlar vericidirler, yapıcıdırlar ve çoğunlukla aşırı cömerttirler. İlk akla gelen bu özellikler tüm insanlar için iyi özelliklerdir. Kiloyla ilgili sorunlar yaşayan insanlara dönüp tekrar baktığımızda, genellikle korku ve düşük özsaygı tarafından yönetilirler. Nerdeyse tüm enerjilerini diğer insanlara harcarlar ve kendilerine çok az enerji kalır. Onlar kimliklerini; “başkaları için ne çok şey yaptıklarıyla” tanımlarlar. Dolayısıyla ilk olarak yapılması gereken şey; kilolu veya zayıf olmanın veya anoreksiya/bulimia gibi hastalıkların tetiklediği fiziksel sorunlar ele alınmalıdır. Bunların en ciddi olanı kontrol altına alındığında duygusal problemlerle yüzleşmenin zamanı gelmiştir.

 

Kilo sorunu olan bir bireyle çalışırken ilk olarak; bireyin ilaç kullanım durumu, beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite durumu ve hormonal durumunu saptarım.

 

  • İlaç kullanım durumu: Bazı ilaçların yan etkileri kilo aldırır. Bilinen bazı ilaçlar; doğum kontrol ilaçları, steroitler, paxil, zyprexa gibi antidepresanlar, depakote gibi duygu-durum destekleyicileri, nexium ve prevacid gibi mide ilaçları.
  • Bana göre şişmanlığın en önemli nedeni YANLIŞ BESLENME ALIŞKANLIKLARI’dır. İnsanların ne yedikleri kiloları üzerinde inanılmaz büyük bir öneme sahiptir.
  • Bir gün boyunca ne kadar hareket edildiğini sorgularım. Çevresel faktörleri araştırırm. Örneğin; sedanter bir yaşam tarzına mı sahipsiniz, yemekhanede mi ameliyathanede mi çalışıyorsunuz, spor yapıyor musunuz gibi..
  • Sürekli stres altındaysanız ne kadar diyet yaparsanız yapın, ne kadar egzersiz yaparsanız yapın kilo alırsınız. Üzüntü, depresyon ve endişe kilonuzun artmasına neden olur, ancak öfke en çok kilo aldıran duygudur. Sürekli öfke ve hayal kırıklığı içinde olmanız böbreküstü bezlerinizin kortizol üretmesine neden olur ve bu hormon da insülin üretimine yol açar.

 

Yaşam tarzımızda ilk olarak yapacağımız şey “denge”dir. Size iyi gelen şeyleri yapmayı, başkalarına yardımcı olmayı bırakın veya ben merkezci olun demiyorum.  Burada amaç; kendi ihtiyaçlarınızı karşılamadan “neden” başkalarına yardım etmek için kendinizi tükettiğinizi incelemek…  Örneğin, aşırı kilolu veya aşırı iştahlı olmak düşük özsaygının ve duygularınızdan kaçmanızın bir sonucudur.  Genelde yağ; aşırı duyarlı olan ve korunmaya ihtiyacı olduğunu hisseden insanlar tarafından yaratılan koruyucu bir kabuktur.

 

Örneğin,karın bölgesindeki fazla kilolar yeterince bakılıp beslenmediği için duyulan öfkeyle ilgiliyken, uyluklardaki aşırı kilolar çocukluk dönemine ait çoğunlukla babaya duyulan öfkeyle ilgilidir.

 

Anoreksiya ise; bireyin kendi bedenini algılamasının bozulması, kendini kilolu algılaması ve bu yüzden beslenmeyi reddetmesi şeklindeki yeme bozukluğudur. Duygusal düzeyde anoreksiya, aşırı korku ve kendinden nefret etmek ile ilgilidir. Kendinize değer vermeye başlamak tedavi için iyi bir başlangıçtır.

 

Eski olumsuz düşünceleri beyninizden kökünden söküp atmak kilo sorunları olan insanlar için özellikle önemli bir adımdır. Tabiî ki yardımsever, iyi bir arkadaş olmanız, eş olmanız, kardeş olmanız güzel bir şeydir, ancak kendinize de aynı derecede yardımsever ve cömert olun… Unutmayın kendi sosyal, psikolojik ve fiziksel ihtiyaçlarınıza, mutluluğunuza odaklanmanız bencillik değildir. Aslında böyle yapmak gerçek bir dost, eş ya da ebeveyn olmanın tek yoludur! Eğer kendinizle ilgilenmezseniz, kendinizi ihmal ederseniz, verecek bir şeyiniz kalmayacaktır.

 

Öyleyse;

 

  1. Neden kendi pahanıza başkaları için bir şeyler yapmaya devam ediyorsunuz?
  2. Sadece başkalarının size ihtiyaçları olduğunda değerli olduğunuza mı inanıyorsunuz?
  3. Bu inancı oluşturmuş olan bir ilişki ya da durum mu yaşadınız?
  4. Neden böyle hissediyorsunuz anlamaya çalışın.
  5. Sizi kendiniz üzerinde biraz düşünmeye davet ediyorum, bakın nasıl hafifleyeceksiniz..

 

Çoğumuzun yaşadığı yeme bozukluklarına bir de bu açıdan bakalım istedim.  Nacizane benim kendimce önerilerim şunlar olacaktır;

 

  1. Sorumluluk tatiline çıkın. Ayda 1 gün veya haftada birkaç saat kimse için bir şey yapmayın. Böyle zamanlarda sadece kendi üzerinize odaklanın.
  2. Özsaygınızı besleyin.
  3. Yaratılıştan gelen bir değere sahip olduğunuzu ve kendinizi sadece başkaları için yaptıklarınızla yargılayamayacağınızı idrak edin.

 

O halde ilk olarak odağınızı başkalarından kendinize kaydırın, kendi değerinizi fark edin. “Siz” değerlisiniz. Kendinize özen gösterin.

 

Sevgilerimle…

Yorumunuz bizim için değerlidir.